pel, the lost nymph

Hayat bize hayalkırıklığı gibi geldi gülüm… Kılıktan kılığa girip kandırdı bizi, aldattı. Evet, hayattı aldatan, sen ben o değil, insancıklar değil. Hayat bize mumdan kuklalarmış gibi geldi gülüm. Sıkıştırınca şekli değişen, olmadı eriyip yiten… en güzel renkler, elimizde sandığımız zamanda soldu gitti. Hayat kandırdı bizi. Biz mutlu olacağımızı zannettik, oysa umutlardı onun bize tek vaat ettiği…

Kasım 05, 2006

Kokulu Kuş

Aşk “Tipitip” kokuyor. Hüzün ve burukluk ise baharat. Radyoda yine o yıllar öncesinin şarkısı var. Zerrin Özer söylüyor. “Böyle de yaşanır ayrılıklar/ Uzak diye bir yer yok/ Paylaştığımız gökyüzü kavuşturuyor bizi…”Aklıma yıllar önce Kıbrıs’ta ve Bursa’da izlediğim gökyüzünün o pasparlak hali ile dolunay geliyor tüm kocamanlığı ve bana yakınlığıyla. Öyle büyük ve kocaman oluyordu ki Bursa’da ay. Hiçbir yerde bu kadar güzel görünemez. Yıldıztepe’deki kadar güzel , hiçbir yerde görünemez yıldızlar… ve deniz… gece denizi… ve hiçbir deniz, Trilye’deki kadar gümüşî olamaz. Aşk’tı bir nevi belki de benim Bursa’ya duyduğum… Çok sevdim ama yine de terk ettim. Onsuz da yapamadım ama orda da yapamazdım. Ne çeşit bir kısır döngüdür bu yaşadığım? Yaşamım, ne çeşit bir kısır döngüdür ki, panzehirini hâlâ bulamadım? İçin için zehirliyorum kendimi. Ama panzehir bulma telaşım hiçbir gerçekliği yansıtmıyor. Gerçekten onu bulmak isteyip istemediğim belli değil. Kısırdöngülerdir belki benim yaşamımı anlamlı kılan. Belki tek sahip olduklarımdır. Kendime yarattığım küçük oyuncaklardır belki. Tanrılarım ve Tanrılaştıklarım… Nerdesiniz ey oyuncaklar! Bir bir toplanıyor oyuncaklar. Sahiplerinin ellerine gittiler. Hepsi. Demin bir şair dedi, “gerçek değildiler, belki birer umuttular”. Gerçek değillerdi onlar da, her biri birer umut taşıyan küçük elçilerdi, oyuncak elçiler. Oysa aşk Tipitip kokar. Hiçbiri Tipitip kokmuyordu onların. Yapaydı kokuları da korkuları ve varlıkları gibi. Bir deniz kenarı balık tutmasıydı dostluk. Ama dost da değillerdi onlar. Sevgililer gününde aranacak gibi de değildiler. Neydiler ve nerdeler şimdi? Sevgi daha şekerli bir şey oysa, huzur gibi, vanilya kokusu gibi…. Ama karamel gibi değil. Karamel, çocuk sevgisi kokusu çünkü. Bembeyaz dağ karı gibi sevgi. Kaybetmişim her şeyimi ve bulmam lazım. Aramam lazım. Yanılsam da, yıllar geçse de aramam lazım. Yandaş bir dost gibi sırtımı dayayabileceğim inanç olmasa da yanımda, aramam lazım. Bulamasam da aramam…

13.02.2006

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home